BÜLENT SAYLAM

Başkan Yardımcısı Mustafa Çakır Yönetim Kurulu üyeleri Faruk Nafiz Kılıç, Nedim Yaman ve Oda genel Sekreteri Yiğit Meriç, İzzetiye Mahallesi, Çamlıca köyü, Bahçeköy’deki üyelerini ziyaret etti.

Çakır, TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)’nin  yeni yasama yılına 1 Ekimde başladığını hatırlatarak, “Meclisimize hayırlı çalışmalar diliyoruz.” dedi.

“PERAKENDE YASASI GÜNCELLENMELİDİR”

Üyelerine  yeni yasama yılından beklentilerini sorduklarını ve hep beraber bunları değerlendirdiklerini söyleyen Çakır“TBMM açılır açılmaz,  ilk olarak perakende yasası güncellenmelidir. Haksız rekabet önlenmelidir. Temel gıda ürünlerindeki fiyatların artışı enflasyonun artmasına neden oluyor. Hayat pahalılığını durduracak kurallar ve  kanundur, gerisi yalandır. Hani nerede mahallemizin, köyümüzün, beldemizin esnafları, günün koşullarında mücadele edecek bakkal manav ve kasap kalmadı. Sokağımızda, pazarımızda, uzun ömürlü haftalara, günlere aylara, yıllara tutunamıyorlar. Ekonominin getirdiği enflasyon ve mahalle aralarına gelen zincirlerle yenik düşüyorlar.” dedi.

EMEKLİ AYLIKLARI PRİM SİSTEMİNE GÖRE YAPILMALIDIR

Küçük esnafı korumak için, pazarcı esnafın, bakkalın ve manavın ayakta kalması gerektiğine vurgu yapan Çakır, açıklamasını şöyle tamamladı: “Rekabetin doğru ve iyi olması gerekiyor. Sağlıklı olması gerekiyor. O zaman fiyatta düşer, ekonomi de rahatlar diye düşünüyoruz. Doğru ekonomi doğru fiyat rekabetidir.  Bu yasama yılından diğer beklentimiz de bu bütçe görüşmelerinden önce yapılmalıdır. 9000’den 7200’e düşürülmesi istenen Bağkur gün sayılarının görüşülmesidir. Bakkal, pazarcı esnafının da prim günü düşecektir. Kanun teklifinin meclisin açıldığında sunulmasını bekliyoruz. Bizim öngörümüz, emekli aylıkları prim sistemine göre yapılmalıdır.  Asgari ücret üzerinden değerlendirilmemelidir. İnşallah bu fark kapanacaktır. Bizleri en mutlu eden bu ziyaretimizde bir üye arkadaşımızın oğlu Rüzgar’ın buyurun sıcak ekmek geldi ister misiniz? diye sorması bizleri çok duygulandırdı, küçük Rüzgar daha şimdiden babasının yanında dükkânlarındaki raf kokularına alışıyordu. 50 yıl öncesine beni götürdü rahmetli dedemin yanında leblebi tozu, cam sekerli günlerim aklıma geldi, o günleri yaşadım tekrar. Biz esnafların hayat mücadelesi tek basamaklı yaşlardan başlıyor. Büyüklerimizden öğrendiğimiz saygı ve sevgi hep içimizde var olacaktır.”