Adını “Süper Amcam” olarak verdiğim rahmetli Feyzullah Aktan ile 1983 yılında başlayan baba oğul şeklinde dostluğumuz ölümüne kadar sürdü.

Feyzullah Aktan’ın gözyaşları

Adını “Süper Amcam” olarak verdiğim rahmetli Feyzullah Aktan ile 1983 yılında başlayan baba oğul şeklinde dostluğumuz ölümüne kadar sürdü. Yoğun bakımda yanına geldiğimde gözleri kapalı olduğu halde hemşirenin, “Önkal geldi” deyince gözlerini açıp derin süzüşünden sonra meğerse bu bakış vedaymış hayatımın sonuna kadar üzüntüm bitmeyecektir.

Hayatında Çanakkale şehitlikleri gezmemişti. Güzel bir günde arabamızı alarak yola girdik. İlk önce, önceden haber verdiğim Milli Parklar Müdürü İsmail Bey’i ziyaret ettik. Bizi kendi makam aracıyla bütün gün şehitliği gezdirdi. Öğlen yemeğini Gelibolu’da birlikte yedik. 57. Alay şehitliğinde Keşanlı bir şehidimizin başında dualar okurken gözyaşlarını gizleyemedi çünkü ağlıyordu.

Bütün gün birlikte ziyaret etmediğimiz yer kalmadı. Gün sonunda Süper Amcam bana “Hayatımın en güzel bir gününü yaşattın” diyerek sarılıp ağladı. Bu ağlaması ikinciydi, daha önce de boynuma sarılarak ağladı. Onları anlatmaya gereği duymadım ancak önümüzdeki günlerde farklı bir yazı yazmayı düşünüyorum.

Ben çok şanslıyım çünkü Feyzullah Aktan (98), Ali Gülen (92) köy enstitülerinde eğitim görmüş iki duayen arasında yetiştiğim için çok şanslıyım. Onlar gibi yolumuz devam ediyor. Ruhları şad olsun.