mersin escort

CHP Kadın Kolları, kadına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 86. yıldönümünü kutladı

BİZ KADINLAR OLARAK ERKEKLERİN BULUNDUĞU HER YERDE UYANIK VE ETKİLİ OLMAK ZORUNDAYIZ

CHP Kadın Kolları, kadına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 86. yıldönümünü kutladı

BİZ KADINLAR OLARAK ERKEKLERİN BULUNDUĞU HER YERDE UYANIK VE ETKİLİ OLMAK ZORUNDAYIZ

04 Nisan 2016 Pazartesi 02:55
652 Okunma
CHP Kadın Kolları, kadına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 86. yıldönümünü kutladı
 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanlığı Kadın Kolları tarafından, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 86. yıldönümü nedeniyle etkinlik düzenledi. Saat 13.30 sıralarında CHP İlçe binasında başlayan etkinliğe; Kadın Kolu Başkanı Nedime Pangal,CHP Keşan İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öcal, Keşan Belediye Meclisi Üyeleri Nilüfer Erk Oğuz ve Neval Karaatlı, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın eşi Şengül Özcan, Keşan Zihinsel Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emine Sönmez ile partililer katıldı.

BİZ KADINLAR OLARAK ERKEKLERİN BULUNDUĞU HER YERDE UYANIK VE ETKİLİ OLMAK ZORUNDAYIZ

Açılış konuşmasını yapan Pangal, “3 Nisan 1930’da yürürlüğe giren Türk kadınlarına yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının verilişinin 86. yıldönümü nedeniyle bir araya geldik. Tüm kadınlarımıza, misafirlerimize ‘Hoş geldiniz’ diyorum. 1930’da yürürlüğe girmiş olan Türk kadınlarına yerel seçimlerde seçme seçilme hakkıyla kadınların kendi kaderleriyle birlikte ülke kaderinde de söz sahibi olabilmelerinin yolunun siyaset yapmaktan geçtiğini, Türk kadınının kendisine tanınan hakları ve görevleri layıkıyla yerine getirebileceğini, çeşitli mesleklerde başarıyla çalışarak kanıtlamışlardır. Kadınlarımıza seçme seçilme hakkının tanımasının ilk adımını 1923’te Nezihe Mühiddin önderliğinde ilk kadın partisini Kadınlar Halk Fırkası’nı kurma isteği ile başlamıştır. Fakat 1909 seçim kanunu nedeniyle parti kurma girişimi, Türk Kadınları Derneği Birliği’ne dönüşmesiyle sonuçlandırılmıştır. Daha sonrasında kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının tanınması 1930’larda çıkartılan yasalar ile önce yerel yönetimlerde; belediye, muhtarlık ve ihtiyar meclislerinde seçme ve seçilme hakkı tanınan kadınlarımız ilk olarak 1930 Eylül ayında başlayıp Ekim ayının 20’sine kadar süren belediye seçimlerine katılmış, şehir meclislerinde İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası Hasane Nalan ve Benal Nevzat ile İstanbul seçimlerinde Rana Sani Yaver, Seniye İsmail, Ayşe Remzi, Nakiye ve Latife Bekir hanımlar seçilmiştir. İl Kadın Muhtarımız ise Aydın Çine İlçesi’ne bağlı Değirmendere köyünde 500 oy alarak seçimi kazanmış ve tarihe geçen ilk kadın muhtar Gül Esin hanımdır. 1924 Anayasası hazırlanırken kadınların da milletvekili seçme seçilme hakkı gündeme gelmiş, ancak bu hakkın erkeklere tanınması fikri ağır bastığından kadınlarımıza bu siyasal hak tanınmamıştır. 1934 yılında dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve 91 milletvekilinin sunduğu anayasa ve seçim kanunlarında gerekli değişikliklerin yapılmasını öngören yasa sonucu bu hak elde edilmiştir. Anayasa’nın 10 ve 11. maddeleri değiştirilerek, her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında da seçilme hakkı tanınmıştır. Kadınlarımızın katıldığı ilk seçimlerde 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde TBMM’ye 12 kadın milletvekili girmiştir. Günümüze gelirsek 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde bu sayımızı 82 milletvekiline çıkarılabilmiştir. Bu yüzdendir ki Türk kadınına 2 türlü görev düşmektedir. Kendi haklarını kullanmak ve bilmeyenleri bilgilendirerek haklarını kullanmalarını sağlamaktır. 82 yıl önce Türk kadınına verilmiş olan milletvekili seçme ve seçilme hakkı hâlâ kağıt üzerinde kalmış demektir. Kadın erkek egemenliğine boyun eğmiş, kendi seçilmemişse tüm Türk toplumunun acı bir kaybıdır. Onun içindir ki biz kadınlar olarak erkeklerin bulunduğu her yerde uyanık ve etkili olmak zorundayız. Türk kadınının dikkatini; haklarına, hürriyetlerine, vatanına, bayrağına, kültürüne ve temel değerlerine, ülkenin geleceğine ve Atatürk’e sahip çıkmaya vermelidir. Bu da kendi kaderleriyle birlikte ülke kaderinde söz sahibi olmaları, seçme ve seçilme haklarını layıkıyla kullanmalarıyla mümkün olacaktır. Türk kadınının seçme ve seçilme hakkının 86. yıldönümünü bir kez daha kutlarken, Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha anıyor, Türk kadınları olarak değerlerimizi korumaya kararlı olduğumuzu bir kez daha yineliyoruz.” dedi.

SÖNMEZ: BİR ŞEYLERİ BAŞARMAK ZORUNDAYIZ VE BU AMAÇ İÇİN UĞRAŞIYORUZ

Etkinlik, Sönmez’in konuşmasıyla sürdü. Hiçbir siyasi partiye üye olmadığını ve siyasete sıcak bakmadığını dile getiren Emine Sönmez, şunları belirtti: “Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı olarak 15 senedir bu görevi sürdürüyorum. Seçimle gelmedim ve derneği kendim kurdum. Başkasına da fırsat tanımıyorum. Çünkü alternatifim yok. Bir şeyleri başarmak zorundayız ve bu amaç için uğraşıyoruz. Atatürkçü bir insanım dil, din, ırk siyasi görüşü ne olursa olsun bütün insanları kardeş olarak benimsiyorum ve bu yolda da hizmet veremeye devam ediyorum. Bugün burada seçme seçilme hakkıyla ilgili konuşma yapmadan öncelikle beni konuşmacı olarak davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim. İsterdim ki bütün CHP’li bayanlar, AKP’li bayanlar, MHP’li bayanlar, Keşan’da yaşayan bütün bayanlar burada olsun. Haklarımıza sahip çıkalım ve bu haklarımızı korumasını bilelim bunu isterdim. Ama ne yazık ki bizim toplumumuzda bu kadar duyarsızlık varken bir şeyleri götürmek çok zor. Seçme ve seçilme hakkı vatandaşlık görevlerinden birisidir. Atatürk bu hakkı, Türk kadınlarına, birçok medeni batılı toplumdan önce hediye etmiştir. Atatürk’ün girişimleriyle kadınların iktisadi ve siyasal yaşama katılmaları yönünde bir dizi değişiklik yapılarak kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve aday olmak hakkı 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu’nun kabul edilmesiyle, 1933’te çıkarılan Köy Kanunu ile Muhtar seçme köy heyetine seçilme, 1934’te ise Anayasa’da yapılan değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Çağdaş, demokratik ve laik bir Türk toplumunu hedefleyen başta Atatürk, dönemin hükümetleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, kadınların insan haklarından eşit olarak yararlanması için gerekli düzenlemeleri yapmışlardır. Bu düzenlemeler, Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumsal alanda yapılan en önemli yeniliklerdir. İtalya ile Fransa’da 1946’da, İsviçre’de 1971 yıllarında kadınlar bu hakları kazanmışlardır. Burada şu ayrıntıyı gözden kaçırmamak gereklidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınlara seçme ve seçilme hakkı diğer batılı ülkelerde olduğu gibi yoğun bir talep ve tartışmadan sonra verilmemiştir. Büyük önderin ve arkadaşlarının ileri görüşlülüğü sayesinde olmuştur. Türk kadınının toplumda layık olduğu yeri alabilmesi erkek egemen toplumda kadına değer verilmesi ve eşinin yanında eşit şartlarda yer alması hedeflenmiştir. Bugün hala Türk kadını hedeflenen yerini alamamıştır.” Emine Sönmez’in konuşmasının ardından kadınları anlatan bir şiir okundu ve etkinliğe katılan kadınlara slayt izlettirildi.

KARAATLI: BİRLİKTE HEPİMİZİ SEVELİM SAYALIM VE DAHA ÇOK MECLİS ÜYESİ OLALIM

Daha sonra konuşan Neval Karaatlı, Türk kadınına yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilmesinin kutlamak için bir araya geldiklerini ifade ederek, “3 Nisan 1930 yılında Atatürk bizlere yerel seçimlerde seçilme, aday olma, seçme hakkını vermiştir. Bu hak 86 yıldır bizlerde mevcut. Ben arkadaşlarım Emine Hanımın ve kadın kolları başkanımızın sizlere verdiği bilgiler haricinde sadece Keşan’daki durumu anlatmak istiyorum. 15-17 yıl öncesi CHP’den yerel seçimlerde ilk meclis üyesi emekli öğretmen Fehime Ataklıay ablamız meclis üyesi olarak görev yaptı. Aradan 3-4 sene sonra 2004 yılında kadın kolları başkanımız, o zaman ben de yönetimde görevliydim ve kadın kollarından sorumluydum. Gerçekten yıllar sonra bir bayan arkadaşımın seçilecek yerde olması ve o belediyenin merdivenlerinden çıkmasını çok arzu ettim Ve büyük bir mücadele ettik. 6. sırada Zeynep Bayraktar Gürel arkadaşımızı belediye meclis üyesi olarak gönderdik. 2009 seçimlerinde yine aynı arkadaşım ve Nilüfer Erk Oğuz arkadaşımı meclis üyesi olarak gönderdik. Aradan yine bir 5 yıl geçti. 2014 seçimlerinde baktık ki 4 tane bayan arkadaşımız CHP’den bir de AK Parti’den belediye meclis üyesi olarak gönderdik. Biri iki yaptık, ikiyi dört yaptık. Ne olur birlikte kenetlenelim, 3 yılımız kaldı. Bu dördü, sekiz veya on yapalım. Muhtarlarımızdan bir tane bayan muhtarımız var. O da Şenay Hanım. Eğer biz birlik beraberlik içerisinde olursak hem muhtarlarda hem belediyede sayımız artar. Bizler neden ortak noktada buluşmuyoruz? Birlikte hepimizi sevelim sayalım ve daha çok meclis üyesi olalım.” şeklinde konuştu.

ÖCAL: İYİ Kİ CUMHURİYET VAR

Programda son olarak Hatice Öcal söz aldı. Öcal, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İyi ki Cumhuriyet var, iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi var ki, ben Hatice Öcal cumhuriyet kadını ve kadın hakları sahibi olarak Mustafa Kemal Paşa mahallesinde aza olarak seçildim. Seçildiğim gibi partimizdeki 5 kadından biri olarak yönetim kurulu üyesi oldum. Diğer arkadaşlarım gibi kadın olarak seçilmiş olmanın onur ve gurunu yaşıyorum. Yönetim kurulu arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların ardından etkinlik karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasıyla sürdü.


Son Güncelleme: 05.04.2016 07:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol