Greenpeace'ten Ergene Nehri’nin Marmara’yı kirlettiği iddiası Ergene nehri Marmara’yı öldürüyor

Dünya çapında faaliyet gösteren Greenpeace Çevre Örgütü, Marmara Denizi’ndeki kirlik ve yok oluş nedeninin derin deniz deşarjından kaynaklandığını ve bunda da en büyük payın ‘Ergene Havzası Koruma Eylem Planı’ kapsamında nehrin kirli suyunun denize aktarılması olduğunu iddia ederek bir açıklama yayınladı.

Greenpeace'ten Ergene Nehri’nin Marmara’yı kirlettiği iddiası Ergene nehri Marmara’yı öldürüyor

Dünya çapında faaliyet gösteren Greenpeace Çevre Örgütü, Marmara Denizi’ndeki kirlik ve yok oluş nedeninin derin deniz deşarjından kaynaklandığını ve bunda da en büyük payın ‘Ergene Havzası Koruma Eylem Planı’ kapsamında nehrin kirli suyunun denize aktarılması olduğunu iddia ederek bir açıklama yayınladı.

Medya Keşan
Medya Keşan
30 Ağustos 2021 Pazartesi 00:04
Greenpeace'ten Ergene Nehri’nin Marmara’yı kirlettiği iddiası  Ergene nehri Marmara’yı öldürüyor

HABER MERKEZİ

Örgütün Türkiye internet sitesi üzerinden yayınlanan araştırma sonuçlarına göre 2011 yılında Ergene Nehri’ndeki kirlilikten kurtulmak için eylem planı hazırlandığını ancak bu planın halen tam olarak tamamlanamadığı bildirildi.

DÜNYANIN EN KİRLİ NEHİRLERİNDEN BİRİ ERGENE

Ergene nehrinin dünyanın en kirli akarsularından biri olduğunu bildiren Greenpeace; Eğer Ergene’de gerçek bir rehabilitasyon planlansaydı; Ergene Nehri’nin su kalitesi düzelecek, kalitesi iyileşen su, etraftaki verimli tarım arazilerinde kullanılacak ve bu şekilde Ergene Havzası kurtulacaktı. Ancak, Avrupa’nın en çevreci projelerinden biri olarak lanse edilen bu plan kapsamındaki en büyük adım, Ergene’deki kirli suyun Marmara’ya deşarjı oldu” açıklamasında bulundu.

MARMARA İÇİN ZAMAN YOK

Greenpeace’nin açıklamasında Marmara Denizi’ni hasta eden süreçlerden de bahsedilirken şu tespitler yapıldı:Marmara Denizi birbiri üzerinde yer alan, hidrografik özellikleri çok farklı iki su kütlesinden, başka bir deyişle iki ayrı denizden oluşuyor. Üstteki akıntı Karadeniz’den gelen akıntı; alt akıntı ise en iyi şartlar altında bile sadece %10’u Karadeniz’e ulaşabilen Akdeniz kökenli akıntı. Bu alt akıntı son 32 senedir ‘derin deniz deşarjı’ adı altında arıtılmamış atıklar için bir taşıyıcı bant olarak kullanılıyor, kirliliğin seyrelerek Karadeniz’e ulaşması umuduyla. Bu yöntemle yıllardır Marmara Denizi’ni atık deposu haline getirdik, fosseptik çukuru gibi davrandık, kirlilikten hasta ettik. Yerli balık türlerinin büyük çoğunluğunu kaybettik. Kirlilik giderek arttı, tür çeşitliliği erozyona uğradı. Biyoçeşitlilik üzerindeki olumsuz etkilere yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Marmara can çekişirken, birçok noktadan deşarj edilen, nüfus seviyesinin artışı ile kirletici etkisi yükselen kentsel ve gelişen sanayinin arıtılmamış atıkları, Marmara Denizi’ne geri dönüşü mümkün olmayan hasarlar verdi, vermeye de devam ediyor.”

TEKİRDAĞ’DAN GELİBOLU’YA KADAR DENİZDE CİDDİ KAYIP VAR

Ergene Havzası Kurtarma Eylem Planı’nın Avrupa’nın en büyük çevre hareketlerinden biri olmasına rağmen bu şekildeki haliyle Marmara Denizi’ne büyük zarar verdiğini dile getiren Greenpeace, planın hemen durdurulup Ergene’nin vanalarının kapatılması gerektiğini bildirdi. Greenpeace, Tekirdağ’dan Gelibolu’ya kadar deniz canlılarında bu kirlilikten dolayı ciddi anlamda kayıplar verildiğini belirterek açıklamasını çözüm önerileriyle birlikte şöyle tamamladı: Bilim insanları, eğer Marmara Denizi geçmişteki ekosistemine sahip olsaydı şimdiye kadar tonlarca canlı kıyıya vurmuş olacaktı diyerek gelinen noktayı özetliyor.  Marmara’da müsilaja ve geri dönüşü olmayan ekosistem hasarına yol açan, insan ve çevre sağlığını açıkça tehdit eden, Karadeniz’i ve sonrasında Kuzey Ege’yi etkileyecek olan bu uygulamaya dur demeliyiz. Bu güne kadar Marmara’ya zarar verdik, bundan sonra Marmara çevresine zarar vermeye başlayacak. Ergene deşarjı acilen durdurulmazsa denizlerimizi kaybetme sınırına geleceğiz. Marmara Eylem Planlarına değil, acil eyleme ihtiyacımız var; ne Marmara’nın ne Karadeniz’in ne de Ege’nin böyle bir vakti yok. Ergene kirletici unsurlarının ciddi anlamda yerinde (kirleten tesislerce) arıtılarak mecrasına geri verilmesi ve sulama, tarım gibi faaliyetlerde kullanılması. Kirleten tesislerce ön arıtma yapılarak, atık suyun genel arıtma sistemlerine transferi ve burada özellikle kimyasal arıtma sağlanarak suyun ikinci kaliteye yükseltilerek mecrasına geri verilmesi ve sulama, tarım gibi faaliyetlerde kullanılması.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol