Kaçar: “Tepeden inme karar ile bölgeye konumlandı”

Saros Gönüllüleri Dayanışması ve Keşan Kent Konseyi tarafından dün düzenlenen basın açıklamasında, BOTAŞ tarafından yapılan Saros FSRU Liman ve Kara Boru Hattı inşaatının bilime ve hukuka aykırı olduğunun ispatlandığı ifade edildi.

Kaçar: “Tepeden inme karar ile bölgeye konumlandı”

Saros Gönüllüleri Dayanışması ve Keşan Kent Konseyi tarafından dün düzenlenen basın açıklamasında, BOTAŞ tarafından yapılan Saros FSRU Liman ve Kara Boru Hattı inşaatının bilime ve hukuka aykırı olduğunun ispatlandığı ifade edildi.

Medya Keşan
Medya Keşan
01 Haziran 2021 Salı 10:33
Kaçar: “Tepeden inme karar ile bölgeye konumlandı”

SONGÜL KONAR

Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’nda düzenlenen basın açıklaması, saat 12.00 sıralarında başladı.

ıklamaya; Keşan Kent Konseyi Hasan Karagöz, Avukat Bülent Kaçar, CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, siyasi parti temsilcileri ve Saros Gönüllüleri Dayanışması temsilcileri, Keşan Merkez Mahalle Muhtarları katıldı.

TÜM BİLİRKİŞİ RAPORLARI T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINCA VE T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINCA GÖRMEZDEN GELİNMEKTE

BOTAŞ ticaret şirketinin Saros FSRU Liman ve Kara Boru Hattı inşaatına karşı açtığımız 2.ÇED İptal Davamıza ve Nazım İmar Planları İptal Davamıza sunulan iki ayrı bilirkişi raporuyla Saros Körfezi’ne yapılan kötülüğün bilimsel olarak bir kez daha tescillendiğini belirten Kaçar, “Edirne İdare Mahkemesi’nde açtığımız üç ayrı iptal davasında verilen tüm bilirkişi raporlarında bilime ve hukuka aykırılık kesin olarak ispatlanmıştır. Edirne İdare Mahkemesi’nin 1.ÇED İptal davasında verdiği iptal kararı ve üç ayrı davanın tüm bilirkişi raporları T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca görmezden gelinmektedir. Her iki bakanlığa tebliğ edilen mahkeme bilirkişi raporlarına göre; Saros FSRU projesinin ÇED olumlu kararları derhal iptal edilmelidir. Devlet ciddiyeti, bilime saygı ve hukukun üstünlüğü ilkesine uymayı emreder. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, eğer halkın iradesine saygısı varsa, Saros Gönüllülerinin, Keşan Kent Konseyinin bakanlığa sundukları yüzbinlerce itiraza saygıları varsa Saros FSRU inşaatını durdurmak zorundadırlar. Halka rağmen onbinlerce Saros Gönüllüsünün haklarını hiçe sayarak inşaata devam etmek doğaya, denize, insana zulümden başka bir şey değildir. Bilime ve hukuka karşı gelmek kamusal vicdansızlıktır. Saros Körfezi’ne, orman ve tarım alanlarımıza, bölge turizmine yıkım getiren BOTAŞ'ın dış ticaret projesi olan Saros FSRU Liman ve Boru Hattı Projesi’nin Saros Körfezi Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesinde kurulması için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının İmar Planlarının planlama ilkelerine ve üst ölçekli planlara aykırı olduğu Edirne İdare Mahkemesinde açtığımız iptal davasına sunulan bilirkişi heyet ek raporu ile bilimsel olarak kanıtlanmıştır” dedi.

“TEPEDEN İNME KARAR İLE BÖLGEYE KONUMLANDI”

Saros Gönüllülerinin ve Keşan Kent Konseyinin bu planlara yaptıkları itirazların haklılığı ve bu projenin ne kadar yanlış olduğu iki kez daha ortaya çıktığına kayıt düşen Bülent Kaçar, şunları söyledi: “Üst ölçekli planlarımız olan Trakya Bölge ÇDP ve Edirne İl ÇDP'de dava konusu alanın deniz yönünde herhangi bir şekilde iskele inşaatına olanak sağlayacak bir kullanıma yer verilmemiştir. Saros FSRU'nun Hukuksuz Nazım İmar Planlarının İptali davasında bilirkişi heyeti oybirliğiyle düzenlediği raporunda bakınız ne diyor bilimi görmezden gelenlere; bölge ve il planında arazinin tarım arazisi niteliği gösterdiği, alanın 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararına uygun olarak, Saros Körfezi Kültür ve Turizm Geliştirme Bölgesi olarak işaretlendiği görülmektedir. Her iki üst kademe plan ile dava konusu alandaki tarımsal ve çevresindeki orman varlığı göz önünde bulundurulduğunda alan temel olarak doğal nitelikleri korunması gereken bir alan olarak belirlenmiş ancak Saros Körfezi Kültür ve Turizm Geliştirme Bölgesi kararıyla alanın turizm öncelikli olarak gelişmesi öngörülmüştür. Dava konusu planlar ile Saros FSRU iskelesi ve yardımcı tesisler bölgede bağlantısız ve ilişkisiz bir şekilde tepeden inme karar ile bölgeye konumlanmış bir varlık haline gelmektedir.”

“ZARARLAR DERHAL GİDERİMELİ”

Kaçar, sözlerine şöyle devam etti: “2.ÇED iptal davamızda verilen bilirkişi raporunda Ziraat Mühendisliği yönünden de, ‘ÇED raporunda toprakların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin proje kapsamında analiz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu yatırımın etki edeceği topraklara ait analitik veri için toprak örneği alınmadan 1970'li yıllarda üretilmiş bir harita verisinin kullanılması uygun bulunmamıştır. İnşaat sahası ve boru hattının geçeceği güzergahta herhangi bir toprak örneği almadan, örneklerde fiziksel ve kimyasal analiz yapmadan ve toprak izleme çukuru(profili) açmadan genel bir ifade kullanılması eksik bir yaklaşımdır.’ denildi. Sayın bilirkişi nezaket gösterip eksiklik demiş olsa da Saros FSRU, ÇED sürecinde toprak örneği almadan, toprak analizi yapmadan ÇED raporu düzenlemek görevi ihmal, bu kadar eksik, hatalı ve bilime aykırı bir rapora ÇED Olumlu Kararı vermekte her halde kamu görevini kötüye kullanmak olarak nitelendirilebilir. Mahkemeye şimdi sunulan iki ayrı rapor ve daha önce sunulan bilimsel bilirkişi raporlarına saygı gösterilerek bir kamu kurumu olan BOTAŞ şirketi ve bu hukuksuz planları onaylayan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu planları derhal iptal etmeli ve arazilerimizdeki ve denizimizdeki tüm inşaat ve hafriyat çalışmalarını hukukun ve bilimin üstünlüğü ilkesi çerçevesinde derhal durdurmalı ve arazilerimizi eski haline getirmeli, tüm arazi sahiplerinin zararlarını derhal gidermelidirler. Hukuksal süreç tamamlanmadan ve arazi sahiplerine bilgi verilmeden, ata topraklarına acele kamulaştırma ve el koyma yoluyla girilerek inşaata başlanması nedeniyle, Edirne İdare Mahkemesine yapılan yürütmeyi durdurma başvurularımıza uzun süreler geçmesine rağmen Yürütmeyi Durdurma Kararı verilmemesi ve her geçen gün inşaatın hızla devam ettirilerek Saros’un daha fazla zarar görmesi bölge halkında endişe yaratmaktadır. BOTAŞ A.Ş.’nin bilime ve hukuka rağmen ısrarla kurmaya devam ettiği bu projenin gerçekleşmesi sonucunda güzel Saros'umuzun, Marmara Atık Denizine, Aliağa Körfezine dönüşmesi kaçınılmazdır. Çünkü bu proje sadece başka ülkelerin doğal gazının Avrupa pazarına sevkiyatı amacıyla yani sadece dış ticaret için yapılmaktadır. Bu projede halkın iradesi yok sayılıyorsa bilimsel raporlara saygı yoksa biliniz ki geriye sadece rant ve kar kalmaktadır. BOTAŞ derhal Saros'dan çıkmak zorundadır. Bilim körfezimizde Botaş'ı istemiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Saros turizmini ve Saros Körfezi’ni koruma görevini çerçevesinde hukuka aykırı olduğu ortaya çıkan imar planlarını derhal iptal etmelidir. Çevreyi korumakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verdiği bilime aykırı ÇED olumlu kararlarını derhal iptal etmek zorundadır. Saros halkının iradesine her kurumun saygı göstermesi, bilime uyulması kamu görevlileri açısından zorunluluktur.”

GAYTANCIOĞLU: “PROJE BİLİME VE HUKUKA AYKIRIDIR

Basın açıklamasında daha sonra CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu söz alarak, şunları söyledi: “Sizin mücadeleniz, hepimizin mücadelesidir. Gelecek nesillere sağlıklı ve güzel bir çevre bırakmak için mücadele ediyoruz. Gelecek nesiller, doğayı temiz bulmalı. Katar’a Pazar bulabilmek için doğamız katlediliyor. Projenin yapılacağı alanın 7 kilometre ilerisinde fay hattı bulunuyor. Proje bilime ve hukuka aykırıdır. Biz bunlara dur demeye devam edeceğiz. Her şey Saros için!”

Basın açıklamasının ardından toplanan kalabalık alandan ayrıldı.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol