AYGÜL KONAR

“İDK KARARIYLA, ÇED OLUMLU KARARINA TAŞIMAYA HAZIRLANIYOR”

Saros Gönüllüleri tüm ülkeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğüne ve İnceleme Değerlendirme Komisyonuna Saros FSRU ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğine dair gerekçeli itiraz dilekçelerini gönderdiğini belirten Kaçar, “Ancak, ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü galiba yeni ÇED sürecinin başlangıcındaki hukuksuzluğu 6 Mayıs 2020 toplantı duyurulu toplantısız İDK kararıyla, ÇED olumlu kararına taşımaya hazırlanıyor. İDK toplantısı ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ve bölgede yaşayan kişi ve kuruluş temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleştirilmesi gerekirken resmi hiçbir duyuru yapmadan 06.05.2020 günü yapılan Saros FSRU İDK toplantısını ileri bir tarihe ertelemeyerek sadece yazılı görüşler alınması yani fiziki İDK toplantısı yapılmaması usule ve ÇED yönetmeliğine açıkça aykırıdır” diye konuştu.

“BİLİME, HUKUKA VE ÇED YÖNETMELİĞİNE AYKIRILIK VARDIR”

Çevreyi korumakla ve gerçek bir Çevresel Etki Değerlendirmesi yapmakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığına seslenen Kaçar, “Saros Körfezi’nde yaşayanlar Edirne İdare Mahkemesi’nde BOTAŞ şirketinin hazırlattığı ÇED raporunun ve projenin 90 ayrı sebeple akıl dışı ve hukuka aykırı olduğunu bilimsel raporla kanıtlayan bir dava kazandılar. Bu mahkeme kararına ve bu davada keşfe katılan 10 ayrı bilim ve teknik uzmanın hazırladığı 113 sayfalık bilirkişi raporundaki tespitlere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uymayıp Saros FSRU ÇED sürecine uygulanamayacak. 2009/7 genelgesine sığınıp ÇED'i ve projeyi alelacele hızla bitirmeye mi çalışıyor? Somut durumda Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 2009/7 sayılı genelgesi uygulanamaz. Çünkü ortada bir veya bir kaç aykırılık değil, 90 civarında bilime, hukuka ve ÇED yönetmeliğine aykırılık vardır. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu resmi ve hukuki bir belge olarak,sayın komisyonu idari ve hukuki olarak bağlayıcıdır” dedi.

“ŞİRKETİN ISRARI SADECE DIŞ ÜLKELERDEN DOĞAL GAZ ALIM VE SATIMI İÇİNDİR”

SarosKörfezi’nin, Trakya Bölgesi ve ülkemiz için çok önemli bir doğal varlık olduğunu vurgulayan Avukat Bülent Kaçar, “Proje alanı, Saros Körfezi 2006 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş olup; 2010 yılında da Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi ilan edilmiştir. Proje alanı devlet olarak imzaladığımız Barselona Sözleşmesi ve Bern Sözleşmesi kapsamında kalmaktadır. BOTAŞ şirketi hem halka hem de bilime rağmen 1.Derece Deprem Bölgesi üzerine Liman ve Boru Hattı kurmak istemektedir. Şirketin ısrarı sadece dış ülkelerden doğal gaz alım ve satımı içindir. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi akla, bilime, doğaya, hukuka zarardır. Çevre ve Şehircilik Bakanı ve tüm bakanlık bürokratlarına sesleniyoruz: İtiraz dilekçelerimiz İnceleme Değerlendirme Kurulunda dikkate alınmaz ve hukuksuzluk devam ettirilirse halka ve hakka rağmen ÇED olumlu kararı verilirse vebal sizlerindir.Saros Gönüllüleri Saros FSRU ÇED sürecindeki hukuksuzluklara karşı hukuksal ve toplumsal olarak mücadele edecek ve denizimizi, doğamızı talan etmek isteyenlere dur diyecektir” şeklinde konuştu.