Zafer Sarıkeçe: “İYİ Parti’nin de doğruları var”

İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Zafer Sarıkeçe yaptığı açıklamada; Paşayiğit’e yapılması planlanan biokütle enerji santrali ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Zafer Sarıkeçe: “İYİ Parti’nin de doğruları var”

İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Zafer Sarıkeçe yaptığı açıklamada; Paşayiğit’e yapılması planlanan biokütle enerji santrali ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Medya Keşan
Medya Keşan
18 Haziran 2021 Cuma 09:46
Zafer Sarıkeçe: “İYİ Parti’nin de doğruları var”

SONGÜL KONAR

Keşan gündemini meşgul eden ve tartışmalar arsında belediye meclisinde kabul edilen proje için Paşayiğit halkıyla ve parti tabanıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Sarıkeçe, parti grubu olarak proje evet yönünde karar aldıklarını söyledi.

“BU AK PARTİNİN ÖNÜMÜZE GETİRMİŞ OLDUĞU BİR KARAR DEĞİL”

İttifak ortağı CHP ile görüş ayrılıklarının siyasetin güzelliği olduğunu belirten Zafer Sarıkeçe’ konunun başka yerlere çekilmemesi gerektiğini kaydederek şunları söyledi: “Keşanlı hemşerilerimi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. Bir iki aydır Keşan’ın konusu olan ve geçtiğimiz hafta olağanüstü gündem maddesiyle belediye meclisinden geçen biokütle enerji santrali ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Herkes bir şeyler söylediği için haliyle kafa karışıklığı mevcut. Biokütle enerji santrali meclise geldiğinde meclisteki siyasetçilerin çok fazla bir fikri yoktu. Aslında hala yok çünkü teknik terimleri bilmememiz kadar da doğal bir şey yok. Bizlerin de kafasında bir takım soru işaretleri hala var. İlgili firma bunula ilgili belediye meclisinde bir sunum yaptı. Meclisteki siyasi parti temsilcilerine soru sorma fırsatı tanıdı ve sorularını cevapladı. Akabinde ittifak ortağımız CHP ile birlikte bizlere ayrıca bir sunum daha yapıldı. Herkes kafasında bir karara vardı. Her parti sonuç olarak grup kararına uymak zorunda çünkü bizde de bu projenin onayına evet diyen de hayır diyen de vardı. Onların grubundan hayır yönünde karar çıktı. Bizim kendi tabanımızda yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde evet kararı ağırlıklı çıktı. Bu AK Partinin önümüze getirmiş olduğu bir karar değil. Belki bizim evetlerimiz ile AK Parti’nin evetleri müşterek ölçüde örtüşmüş olabilir. Bundan doğal bir şey de yoktur. İttifak ortağımız CHP ile kararlarımızın çoğunda müşterek evetlerimiz varsa zaman zaman bu tür konularda ayrı olabiliyor. Bence siyasetin güzelliği bu. Onların grubunda almış oldukları her karar onların doğrularıdır ama İYİ Parti’nin de doğruları var. Her partinin kendine göre doğruları vardır. Tabanının sesine kulak vermesi gereken zamanlar vardır. Ben parti tabanından tutun meclis üyelerine kadar hepsini tek tek sabırla dinledim. Hayır diyen, evet diyen ya da karamsar kalan arkadaşlarıma da neden diye sormadım. Bunu komisyona havale edin diyen arkadaşlarımız da oldu. Hepsini tek tek not aldım. Bu projenin geçmesini isteyen tabanımın sesine ben kulak vermek zorundayım. Tabanım olarak da nitelendirmeyeyim. Biz bu projenin en başından beri kafamızda ki soru işaretlerini gidermek için Paşayiğit muhtarı ve o bölgede yaşayan insanlar ile görüştük. Çok acıdır o güne kadar bu insanlara fikir dahi sorulmamış. Kendimizi katarak öz eleştiride bulunuyorum. Bizler siyasetçi olarak sadece seçim zamanı oy istemişiz, işimiz bitmiş geri gelmişiz. Bana göre Paşayiğit’te çok rezaletler var. Çöpten tutun su sorununa kadar birçok sorun var. Paşayiğit halkını biz köy iken de mahalle iken de unutmuşuz. Demagoji yapmıyorum. Bugün mü aklınıza geldik diyorlar. Bize sordunuz mu diyorlar. Oradaki ki insanların cevapları bunlar. Keşan’da bu işe bir şekilde dahil olmuş insanlar ile yaptığım görüşmelerde de toplantılara Paşayiğit’te yaşayan vatandaşlarımızı da alınmasını söylemiştim. Keşke Karacaali köyünde ki gibi kadınıyla, çocuğuyla, yollara dökülüp kömür ocağını burada istemiyoruz iradesini ortaya koyanların aynısını orada da görebilseydik ama orada tam tersi bir irade vardı. Biz bu iradeye de saygı göstermek zorundayız. Keşan’ın kirlenmesini de konuşacağız ama en başta Paşayiğit’teki insanlar kirlenmeyecek mi, zehirlenmeyecek mi? Benim çolum çocuğum yok mu? Biz bu kararları alırken kusura bakmayın çevrecilik konusunda kimseden ders alma niyetinde değiliz. İki yıl önce bugün Hasan Karagöz Beyle uçağın batırılmasını birlikte yaşadık. Biz de herkes kadar çevreciyiz. Biz bu bölgenin taşına, toprağına, mavisine, yeşiline en az onlar kadar sevdalıyız. Bazı konularda anlaşmayabiliriz. Bu da siyasetin güzelliğidir. Başka yerlere çekilmesin. İyi giden bir ittifakımız olduğuna inanıyorum. 2,5 yılda meclisten 300’e yakın karar geçirdik ittifak ortağı olarak. 3 tane asgari müşterekte birleşememiş normaldir. Bunlar siyasetin güzelliği. Bazen CHP’nin ortağı oluyorsunuz, dönüyorsunuz bu tarafta küçük ortak oluyorsunuz gibi saçma mesnetsiz cümlelere, iğrenç kelimelere maruz kalıyoruz. Biz de bu tür insanlar, bu tür bir parti değiliz. Tam tersi mevcut tabanımızı büyütüp ileride Edirne siyasetinde ve Türkiye siyasetinde bir yerlere gelmek için çalışmalar yapıyoruz. Çok fazla kameralarla, şovlarla değil ama bir gün Yayla’ya ATM getirme mücadelesinin içinde oluyoruz, bir gün köyümüzde ki bir insana yardımcı oluyoruz. Belki çok fazla göz önünde değiliz ama burada varız. Bizi bilen biliyor, bilmeyen de kendi gibi biliyor.”

“SAHİLLER HALKINDIR, HALKIN KALMALI DİYE BİR KARAR ALDIK AMA SAHİLLER HALKIN KALMADI”

Saros Körfezi’nde ki sahillerin kiralanmasını da değerlendiren Sarıkeçe: “Sayın Helvacıoğlu tarafından Keşan belediyesi olarak işletelim yönünde geçtiğimiz meclislerde gündeme gelmişti. Onun konuyu anlatamaması, aceleciliği veya bizim reaksiyon göstermemizden dolayı hayır dedik. Sahiller halkındır, halkın kalmalı diye bir karar aldık ama sahiller halkın kalmadı. Tam tersi talan günden güne büyüyor. Bununla ilgili ben kendi adıma öz eleştiri yapmak istiyorum. Keşke o günkü şartlarda biz Mustafa Helvacıoğlu’nun bu talebini sağlıklı görüşüp mümkün olan bütün yerleri Keşan Belediyesi adına alsaydık. Bu benim kişisel fikrim. Bugün gelinen noktaya baktığımda hükümet öyle bir talana müsaade veriyor ki insanlar bu sahilleri nasıl talan ederimin derdine düşmüşler. Ben Sayın Belediye Başkanımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Salı günkü toplantıda bunu ivedi bir şekilde gündeme almalı. En azından Keşan’ın mücavir alanlarının kiralanmasını Keşan belediyesi üzerinden bizzat talep edip parasına bakmayarak ileride çok daha büyük sıkıntılar yaşamamak adına rica ediyorum. Maalesef İl Çevre Müdürlüğünün ve Valiliğin bizim tarafımızda olmadığına inanmaya değil emin olmaya başladım. Bu benim şahsi fikrim. Artık Keşanlılar kendi göbeğini kendi kesecek. Bu işte muhalefet, iktidar olmayacak hepsi bir yürek olacak. Buradan ilan ediyorum Keşan Belediye Başkanına İYİ Parti olarak açık destek veriyorum. Diğer partiler de bu konuda sayın belediye başkanının arkasında olmalı. Geçmişte olan olmuş. Herkes hata yapabiliyor. Biz İYİ Parti olarak hayır demekle hata etmedik. Keşke bu konuyu enine boyuna yatırsaydık. Sayın Helvacıoğlu’nu 8 parça değil de 11 parçaya ikna edip belli bir kısmını halka bedelsiz belli bir kısmını işletmeciler vasıtasıyla daha mantıklı konuma getirebilirdik. Bugün bakıyorum kestirip atmak doğru değil. Önümüzde çok kısa bir süre var. Kavgalarımızı daha sonra yaparız. Doğruyu bulmak adına muhakkak kavgalarımız olacak. Bu olayın kavga götürmeyeceği çok açık. Bir an önce bir olup bu yerlerin belediye eliyle Keşan’a kazanımını belediye başkanından rica ve talep ediyorum” şeklinde konuştu.

“KİMSE KİMSEYİ BÖYLE HAKARET EDİP ÜZME HAKKINA SAHİP DEĞİL”

Zafer Sarıkeçe, geçtiğimiz hafta gerçekleşen olağanüstü meclis toplantısında Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu‘nun CHP’li kadın meclis üyeleri Banu Saygı ve Özlem Uybaş’a yönelik sözlerinden dolayı özür dilemeye davet ederek şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta ki BES santrali ile ilgili toplanan mecliste sayın belediye başkanımızı meclis kâtiplerine davranışlarından dolayı kınıyorum. Orada iki bayana yapılan hareket hiç hoş değildi. Belediye başkanısınız, orada ki amirsiniz. İnanıyorum sizde belli bir zaman geçtikten sonra hatanızın farkına varmışsınızdır. Yapılan ne kadar kötü bir şeyse özür dileme erdemini de göstereceğine inanıyorum. Kendilerine yakışanı yapmasını bir vatandaş olarak tavsiye ediyorum. Sonuçta hepimiz toprak olup gideceğiz. Kimse kimseyi böyle hakaret edip üzme hakkına sahip değil.”

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol