ALİ KOÇ ELEGEÇMEZ
ALİ KOÇ ELEGEÇMEZ
Yazarın Makaleleri
Van Kedisi Gözlü Keşan
Bir gözü gök mavisi bir gözü yeşil Keşan Geç fark ettik Van Kedisi Gözlerin'i vesselâm Saros ve Korudağ'dan aldığın göz renklerin Doğal güzelliğinin simgesidir her zaman! Unutma! Kültüründür seni böyle yaşatan! Bundan 101...
Altı Kasım
Zafer İlkokulu'na başladığım 1958 yılında, Drama'nın Çatak Köyü'nde doğmuş, Balkan Savaşı'nda annesin kucağında yetim kalmış ve 12 yaşlarında, mübadele ile Keşan'a gelmiş olan babam Mısırlıoğlu İsa sanıyla...
Şehitlik Parkı'ndaki Eski Yeller
Ne zaman soluklansam .......................şu "Şehitlik Parkı"nda Eski dereler akar ayağımın altında Sıçrayan damlalardan anılarım fışkırır Her biri halay çeker suyun şırıltısında Geçmişe köprü olur suya düşen damlalar Açar kapılarını...
Keşan Panayırları
Ahh be Keşan! Sen benim çocukluğum Ergenliğim, gençliğim, ilk göz ağrım dünüm, bugünüm, yarınlarım, üzüntüm, sevincim ................hayalim... gerçeğimsin! Köylerde, gündöndü saplarıyla ördüğüm tuvalet ........................asaletimsin!...
Keşan Köy Garajı’ndaki değişim
Evrenin değişmez yasası olan DEĞİŞİM, bu kez, insan eliyle, kendisini, Keşan'ın farklı köşelerinde göstermeye başladı… Son alarak gösterdiği yer de Köy Garajı oldu. 1967 yılında, belediye başkanı Sayın Hüseyin Yazır zamanında...
Üçüncü Dünya Savaşı Gibi
Üçüncü Dünya Savaşı'nı yaşıyor gibiyiz İnsanoğlunun yarattığı görünmez düşman Fakir-zengin ….kapitalist, sosyalist, materyalist- Budist, Musevi, İsevi, Muhammedi ...ayırmadan Amerikalı, Avrupalı, Asyalı… …………….Afrikalı...
Büyükada Vapuru Ve Adalar
Büyükada Vapuru'nun güzergâhında Su üstünde uyuyan adalar vardır Sivriada, Burgaz Ada, Kınalı Ada… Vapurlara göz kırpan Eftalya'lardır! Sisten tülünü giymedikleri gün Görünürler 'ada” diye suyun üstünde Güzel bir...
Mavinin şairi kim?
Sevda sordu: Ey şair, mavinin şairi kim? Masmavi sevdaları en güzel anlatan kim? Semanın mavi rengi karışırken gönüle Denizleri kim boyar bizim için maviye? Dedim ki: …….karanlığa el sallarken yıldızlar Masmavi umutlarla çalkalanırken...
Kopçalı Çocukluğum!
Meriç 'te Şinasi ve Ben!
Yıl 1980 Meriç kıyısında Şinasi ve ben! Masmavi bakışlarla kurşun renkli sulara dalarak ve geçmişten geleceğe akarak .............................yanyana oturmaktayız. Bekarız.. Gençlik denen rüzgârın içinde .......................................savrulmaktayız!...
Şahane Selimiye!
Osmanlı'ya doksan yıl payitaht olan kentte Saray Hamamı denen taş hamamın dibinde Kesme taşla örülü duvarların içinde Devasa bir gövdenin çiçekli bahçesinde Dört ince lâle gibi dört incecik minare Edirne'nin en hakim yüksekçe...
Anneme!
Dünya'ya gelişimin sebebi sensin anne Râbbim bana yaşamı sundu senin sayende Cennete giden yollar senin kapından geçer Senin ahını alan iflâh olamaz anne! Senin alın terin var gönlümün toprağında Şefkatle yoğurduğun ruhumun hamurunda...
Yüz Yıl Önce Yazılan 23 Nisan Destanı
Bundan yüz yıl önceydi. Gelecek, bilmeceydi Yaşanan her saniye Türklüğe işkenceydi Dünya Savaşı bitmiş MONDROS imzalanmıştı Osmanlı parçalanmış 0rdu dağıtılmıştı Asker terhis edilmiş Silâhlar toplanmıştı Türk Yurdu'nun...
Kucaklaşan Mermiler
13 Ihlamur ağacı
Zafer İlkokulu Bahçesi'nden Cumhuriyet Caddesi'ne bakar 13 ıhlamur ağacı, .……………………………....her haziran ayında 13 sarı yaban gülü gibi açar da açar Ne zaman yanlarından geçecek olsam Çocukluğum gelir aklıma, gözlerim...
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Bir Fikir Adamı: Hasan Tahsin Banguoğlu ve..
..Bu iki kız kardeş yani Rükiye Annemle ablası Emine Keşan'a yerleşmişler; anneleri Hatice ise, bir buçuk yaşındaki kızı Havva ile birlikte köyde kalmışlardır.. ..Kitapta yazılanlardan çıkardığım sonuca göre; 1971 yılında Keşan'da...
Suskun Güvercin Ve Edirne..!
..”Suskun Güvercin”,1977-1980 tarihleri arasında Edirne Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş olan sayın Güngör mazlum'un ilk romanının adı.. …Birkaç yıl önce yine bu sayfalarda tanıtmaya çalıştığım Güngör Mazlum'a...
Dutluk'ta Bir Gün
Her biri ayrı tatta dutları yudumlarken İki dudağımı da tam üç renge boyadım * 0ndan sonra her hafta sonunda buradaydım Koca bir haziranı dutlarla tatlandırdım! Dalardaki dutları topladım büyük zevkle Bir gün suya atladım Cevizlik Deresi'nde...
Uludağ'a Selam!
Yapayalnız yaşayan bir keşişe benzerdin Bulutların üstünden sanki bizi gözlerdin 'Ben Atatürk, İnönü, Mudanya'yı bilirim. 'Ben milli mücadele.. yeşil Bursa'yım 'derdin Bazan gri şapkanı çıkarırdın aniden Saçların...
Sincaplı Kestane!
Bizim okul Bursa'da Bursa da okuldaydı! Çünkü okul yanında Küçük bir orman vardı Orman kestanelikti Yolları, ince- dardı Çevresi boydan boya Çalılık ve duvardı. Kestane ağaçları Çok ilginç ağaçlardı. Yalnız kestane değil Sincap...
Şeftali Bursa!
Şeftali ağaçları çok güzel çiçek açar. Çiçeklerin renginde gençliğin özlemi var Pembe kağıt üstüne yazılmış mektup gibi Şeftali çiçekleri mutlu günler muştular. Üç cemrenin ardından gelen yeşil baharı Bursa'da, ağaçlardan,...
Çömlekçi Memet!
Namazgah Geçidi'nde, …………………....bir Pazar günü Adım adım ölçerken kaldırımları Seyyahları bekleyen bir hancı gibi Geçmişim yanına çağırdı beni Hayali belirdi eski bir an'ın Dalıverdim içine burdan zamanın Kıvılcımlar...
Keşan Çömlekçileri
Eski Keşan'ın tenha köşelerinden Gökyüzüne yükselince bir kara duman Duyardık 'HİS” denen cazgır sesini Tam yanmamış odundan ........................................çıkan dumandan! Derdi ki gönlümüze nakşolan sesle: -Çömlekçiler...
Şeb-i Arus'tan Korkma!
Her doğum bir ölümle, Her ölüm bir doğumla gelince, ....…………………..................hep şaşıldı Canlılar neden ölür, asla anlaşılmadı Kâbil'den başlayarak …………..................öldürdü hep insanlar Bilmeden ..........cehennemlik...