HABER MERKEZİ

Önce Bigalı köyü ve Atatürk evini gezen yürüyüş ekibi sonra, Mustafa Kemal Atatürk'ün  57. Alay ile birlikte cepheye yürüdüğü yolu yürüyerek Conkbayırı’na çıktılar. Burada öğle yemek molası veren ekip Anzak birliklerinin çıkarma yaparak taarruz ettiği noktalardan birisi olan Şahin sırtlarından Anzak koyuna inerek etkinliği sonlandırdılar.

SARDOS dernek yetkilileri etkinlik ile ilgili şu açıklamayı yaptılar; Yediden yetmişe kalabalık bir katılımla orada olmaktan çok mutlu olduk. Tarihi değerlerimizi özümsemek ve Çanakkale ruhunu yaşatmak adına bu tür faaliyetlere özellikle çocuk ve gençlerin katılmasını çok önemsiyoruz. Bu düşünce ile ilk önce Bigalı köyüne gittik. Burası savaş zamanında  19.Tümenin konuşlu olduğu ve Mustafa Kemal'in karargâhının olduğu köy. 25 Nisan 1915 sabahı çıkarmayı başlatan işgal kuvvetlerine karşı 27. Alayın sadece 2. taburu canhıraş bir şekilde karşı koyar. Oysa üstün askeri zekaya sahip Yarbay Mustafa Kemal çıkartmanın oradan olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylese de kabul ettirememiştir. Ordu komutanı Liman Von Sanders çıkartmanın Saros körfezi tarafından yapılacağını söyleyip birlikleri oraya kaydırarak bu bölgeyi zayıflatmıştır. 25 Nisan sabahı çıkarmanın daha önce öngördüğü yerden olduğunun haberini alan Yarbay Mustafa Kemal Kocaçimen tepeyi geçerlerse boğaza da sahip olurlar derhal buraya destek verilmesini gerek dese de kabul ettiremez. Çünkü Liman Von Sanders o çıkarmanın şaşırtmak için olduğunu düşünmektedir. Mustafa Kemal, kendisine verilen ihtiyatta kal emirlerine uymayıp inisiyatif kullanarak derhal 57. piyade alayını Kocaçimente’ye intikal ettirir.  Burada geriye çekilen 27. Alay askerlerini görür ve düşmandan kaçılmayacağını emredip süngü taktırıp siper almalarının emrini verir. Bunu gören 261 rakım tepedeki Anzak askerleri de yatar siper alır ve böylece ilerlemeleri durmuş olur. Düşman bu esnada Mustafa Kemal'e ses mesafesi kadar yakındır.  Bu an savaşın kırılma anı ve kazanıldığı andır. 

Bu hafta sonu bu duyguları ve savaşın cereyan ettiği bu önemli noktaları yüreğimizde hissederek yürüdük. Tarihi bilgilendirmenin yanında ülkemizin bu cennet köşesindeki güzellikleri de doyasıya içimize çektik. Bir kez daha kahramanlarımıza şükran ve minnet duyduk. 

Bize bu günlerimizi bahşeden başta ulu önder ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere canını veren, kanını döken tüm şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyor aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhlarınız şad olsun ''Ne mutlu Türk'üm diyene''