Türkyılmaz: “Halkın partisini halka kapattılar”

Bezbaş: “13 kez seçim kaybeden ama parti içinde kazanan liderler istemiyoruz”

ERDOĞAN DEMİR-BÜLENT SAYLAM-MEHMET AYTAÇ

CHP Taban Hareketinden parti üyeleri Ergun Türkyılmaz ile Keşan’dan Mustafa Bezbaş açıklamada bulundu. 

Konuşmacılar seçimin niye kaybedildiği konusunda partinin yetkili kurullar tarafından bir özeleştiri yapılmasını istediklerini kaydederek, partide demokrasinin olmadığını ve 2 dönem kuralının tüzükle partiye getirilmesini, partide değişimin olmasının gerekliliğini savundular.

SEÇİM SONUÇLARI İLE  İLGİLİ TÜRKİYE’DE İLK EDİRNE’DE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

Saat 13.30’da başlayan basın açıklamasına Edirne Merkez, Uzunköprü ve Keşan’dan parti üyeleri katıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan ErgunTürkyılmaz, 14 Mayıs’ta gerçekleşen seçimlerde CHP’nin ittifak yapılmasına rağmen aldığı oy oranının çok düşük olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aslında kamuoyunda şöyle algı oluşturuldu. Ciddi kamuoyu şirketleri sayın genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu %54 veya 58 bandında oyla cumhurbaşkanı seçileceğini açıkladı. Bu da kamuoyunda ciddi anlamda bir karşılık buldu. Buna rağmen biz cumhurbaşkanlığı seçiminde de maalesef seçimleri kaybettik. İlk defa bu seçim sonuçlarını kişisel anlamda basın açıklaması yapan Türkiye’de ilk defa Edirne oluyor. Bu seçim sonuçlarından kendini sorumlu hisseden sadece ve sadece 1 tane il örgütü var, o da Kayseri İl Başkanı istifa ediyor. Bizler CHP’de şehrimize ve ülkemize karşı kendimizi sorumlu hisseden duyarlı parti üyeleriyiz. Yanlışa karşı doğruyu savunan, ilkeleri olan bilimi savunan, insan hakları, özgürlüklerin bir hak olduğunu, adaletin herkese eşit bir şekilde uygulandığı, yoksulluğun, yasakların olmadığı bir ülkenin olması için mücadele eden partilileriz.” dedi.

MANTIKEN PARTİNİN İKTİDARA GELMESİ GEREKİRKEN YENİLGİ İLE KARŞI KARŞIYA KALDIK

Türkyılmaz, ülke koşullarının partilerinin iktidara gelmeleri için uygun olduğunu hatırlatarak konuşmasına şöyle devam etti: “Partimiz seçimde inanılmaz bir şekilde zararla karşı karşıya kaldı. Ülkede koşullar o kadar çok müsaitti ki, ülkede teknolojiye, bilime, eğitime , tarıma, ekonomiye, kamu yönetimine, ülkenin tüm sorunlarına çözüm üretecek bir akıl yok, bir anlayış yok, liyakat yok, öngörü yok, planlama yok, bilimsel çalışma yok, ama bol miktarda ne var, yalan var. 'Uçak yapacağız’ dediler, uçak göremedik. ‘Araba yapacağız’ dediler onu göremedik. Her seçim döneminde Türkiye’nin çeşitli coğrafyalarında ya petrol bulunuyor veya doğal gaz yatakları bulunuyor. Bize böyle yalan söylüyorlar. Böyle bir ortamda biz bir seçim yaşadık. Mantıken partimizin başarılı olması ve iktidara gelmesi gerekirken büyük bir yenilgi ile karşı karşıya kaldık.”

MKYK’DA GÖREV ALANLARIN ÖZELLİKLERİNDEN BİR TANESİ PARTİMİZİ İKTİDAR YAPMAMAK MI?

Türkyılmaz, konuşmasında şu soruyu yöneltti: “Neden kaybettik?” ve ardından şunları ekledi: “Şimdi gerçekleri konuşmak gerekiyor. Neden bize yalan söylüyorlar? Neden örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı özeleştiri yapmıyor? Mesela, 80 bin sandıkta ıslak imzalı tutanakları alamadığımızı neden anlatmıyorlar? Yoğun olarak hangi illerden alamadık? Mesela hangi illerde ittifak yapmamıza rağmen diğer seçimlerden daha düşük oy aldığımızı açıklamıyorlar. MKYK’(Merkez Karar Yürütme Kurulu)’da yer alanları, danışmanları görevden alıyorsun, başarısız illeri neden görevden almıyorsun veya neden istifalarını istemiyorsun? Neden son 20 yılda oy oranımız 23-25 oranına sabitleniyor. Kadrolar aynı, MKYK aynı isimler. Bu arkadaşlar 5-6 dönem 7 dönem MKYK’da görev alıyor arkadaşlar. Bu isimlerin bizim bilmediğimiz özellikleri mi var? Bizim bilmediğimiz özelliklerden bir tanesi partimizi iktidar yapmamak mıdır? Bilmediğimiz özelliklerden bir tanesi şu olabilir mi? Aynı belediye başkanlarını ve aynı milletvekili adaylarını atama görevi yapan bir oluşum mu? Bu özelliklerden bir tanesi de belediye başkanları ve milletvekilleri aracılığıyla il ve ilçe örgütlerini dizayn eden insanlar mı?” 

PARTİDE BİR ŞEY EKSİK, DEMOKRASİ!

MKYK ile ilgili eleştirilerine devam eden Ergun Türkyılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Ülkede teknolojiye, bilime, eğitime, tarıma, ekonomiye, kamu yönetimine, tüm ülkenin sorunlarını çözemeye neden bir hikaye, akıl yazamadılar? Her konuyla ilgili komisyonlar niye oluşturmadılar? Niye oluşturmuyorlar? Çünkü partide bir şey eksik, demokrasi. Demokrasi yok bizim partide arkadaşlar. Önseçim yok, bir anlayış yok, liyakat yok, öngörü yok, planlama hiç yok,  bilimsel çalışma yok, her şeyden öteye halkın partisini halka kapattılar. Bizim görevimiz halkın partisini halka açmak. Tekrar söylüyorum. Halka açmadığımız süre içerisinde ne sandıklara sahip çıkabiliriz, ne insanlarımıza sahip çıkabiliriz, ne tarıma sahip çıkabiliriz, ne ekonomiye sahip çıkabiliriz, hiçbir şeye sahip çıkamayız. Çünkü bizim partimiz farklı bir parti, dünyada ilk defa emperyalizme karşı ulusal kurtuluş mücadelesi veren partinin üyeleriyiz bizler. Bu cumhuriyeti kUran partiyiz. Ülkenin kuruluş döneminde bile bizim paramız dolardan daha kıymetli idi. Bu partinin bu topraklarda emeği var, bu parti bir şey söylediğinde Balkanlarda Ortadoğuda, dünyanın her yerinde bir karşılığı olan bir partiyiz. Bunun için partiye demokrasi gelmesi gerekiyor.” 

ŞİMDİ DEĞİŞİM ZAMANI!

Partiye gönül veren insanların, bu değişime ortak olmasını istediklerini vurgulayan CHP Taban Hareketinden parti üyesi Ergun Türkyılmaz konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Şimdi değişim zamanı, değişime ortak olmasını istiyoruz üyelerimizin. Partiye gönül veren insanların, bu değişime ortak olmasını istiyoruz. Bu seçimde hangi ilde hangi ilçede başarısız olan arkadaşların belli bir süre dinlenmesi gerekiyor. Özeleştiri vermesi gerekiyor. O da yetmiyor, değişime engel olmamaları gerekiyor. Benim CHP Taban Hareketi olarak söyleyeceklerim bunlar.  Şimdi sözü bu toplantıya bir grup partili ile Keşan’dan katılan 28.Dönem Edirne Milletvekili aday adayı Mustafa Bezbaş’a sözü bırakıyorum.” 

BİZ BU ÇOCUKLARA BORCUMUZU ÖDEYEMEDİK

Türkyılmaz’ın ardından söz alan 28. Dönem Milletvekili aday adayı Mustafa Bezbaş, partide ön seçim mücadelesi yaptığını hatırlatarak konuşmasına şöyle başladı: “Sevgili yoldaşlarım, değerli partİdaşlarım içimiz kan ağlıyor. Bugün milyonlarca çocuğumuz üniversite sınavına girdi. Ben de kızımı sınava bıraktım. ‘Dönüşte seni alamayacağım kızım' dedim, partimiz için açıklama yapmaya gidiyoruz. Ben kimim ki Mustafa Bezbaş. Bu partinin yıllardan beri ön seçim mücadelesi yapan bir arkadaşınızım. Bunu herkes biliyor, bugün sözü olan insanlardan bir arkadaşınızım. Sevgili arkadaşlar bizim bu çocuklara borcumuz var ama biz bu çocuklara borcumuzu ödeyemedik. Bizim  bu çocuklar için yaptığımız mücadele sonuçsuz kaldı, ama zaferin çok sahibi olur da, kaybedildikten sonra hiç kimse kaybedilmeyi üstlenmiyor şu anda,  ‘benim suçum yok ben kazandım’ diyor. 13 kez kaybeden ama parti içinde kazanan liderler istemiyoruz partimizde. Maalesef gerçek bu artık, biz artık şarkı dinlemek istemiyoruz, şarkı söylemek istiyoruz. Bize belediyeler yeterli, biz belediyeleri istemiyoruz, biz ülkeyi yönetmek istiyoruz. biz ülkenin politikalarında çocuğu, genci, kadını önceleyen, mağduru önceleyen, dar gelirli önceleyen, milli gelirin tabana yayan bir anlayışın iktidar olmasını istiyoruz.” 

HİÇ Mİ UTANMIYORSUNUZ ÜYELERE NİTELİKSİZ DEMEYE

Parti içinde adamcılığın olduğunu ve bundan partililerin usandığını belirten Bezbaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biz adamcılıktan bıktık,  peki biz iktidarı şikayet ettiğimiz şeyleri , bizim partimizde de aynı.  Biz bundan şikayetçiyiz zaten burada bunun için toplandık. Adamcılık yani yıllardan beri mücadele ediyoruz, bizi neredeyse kendi partimizin etkinliklerinden kovacaklar, Özgür Özel de bize surat yaptı. İşte şahitleri burada bütün arkadaşlar. Veli Ağbaba da Engin Altay bize surat yaptı. MKYK’dan bize surat yapmayan insan yok. Hep iddiaları ne? Üyelerimiz niteliksiz, milletvekili seçemezler, belediye başkan adayı seçemezler. Hiç mi utanmıyorsunuz ya, bize niteliksiz demeye.”  

BABANIZDAN KALDIYSA CHP BİZ ORADA YER ALMAYALIM ÇIKALIM ORADAN

Milletvekili aday seçiminde hataların yapıldığını düşündüğünü belirten Mustafa Bezbaş, “Milli Eğitim Komisyonuna koyacak öğretmen eğitimci bulamadılar. CHP’nin Milli Eğitim Komisyonunda eğitimcisi yok. İnsan seçimine bakar mısınız? Neden? Bu gücü nereden alıyorlar bu gücü, CHP’nin üyesi; delege seçiyor, delege geliyor, ilçeyi oluşturuyor, sonra il başkanlığını oluşturuyor, il başkanlığını oluştururken de  kurultay delegelerini oluşturuyor. Genel başkanı seçen kurultay delegesini kim seçiyor? Üyeler, yani ‘kalitesiz’ dedikleri biz üyeler seçiyoruz.  Nitelikli üye niteliksiz üye. Ya siz ne diyorsunuz? Söyleyin babanızdan kaldıysa Cumhuriyet Halk Partisi biz orada yer almayalım çıkalım oradan. Biz  Atatürk'ün hatırı için bu partideyiz, bir çoğumuz işimizi bırakıyoruz. Herkesin işi gücü var ama burada olmamızın bir sebebi var,  biz halk partisiyiz. Biz halkız, onun için buradayız.” ifadelerini kullandı.

İKİ DÖNEM KRİTERİ İSTİYORUZ!

Partililerin ortak bir hayali olduğunu kaydeden 28. Dönem Edirne Milletvekili Aday Adayı Mustafa Bezbaş, konuşmasına şöyle devam etti: “Sevgili arkadaşlar hepimizin ortak hayali, bizim dünya medeniyetler seviyesine çıkmak,  bu insan seçimi ile mi dünya medeniyetler seviyesine çıkacağız. Bizim artık şarkı dinlemeye ihtiyacımız yok, biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde şarkı söylemek istiyoruz.  İki dönem kriteri istiyoruz, belediye başkanı da iki dönem görev yapacak, milletvekili de iki dönem görev yapacak. iki dönem yapan görevini bırakacak  gelecek partisine  ister ilde ister ilçede yaşadığı yerde hizmet edecek. Başka türlü gençler gelmez,  altı dönem,  yedi dönem sekiz profesyonel siyasetçiler. Atatürk'ün partisinde böyle bir güç verilir mi? 

PARTİNİN İKTİDAR OLMASINI İSTİYORUZ!

Bezbaş, önceki dönem CHP milletvekili Abdüllatif Şener’in CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini hatırlatarak, konuşmasında şunları söyledi: Yanlış yaptı sayın genel başkanımız, başkasını aldatıldı diye eleştirmek kolay.  Sayın genel başkan da aldatıldı, Abdüllatif Şener ile aldatıldı, memnun musunuz? Memnu musunuz Abdüllatif Şener’in davranışından. Hangi Cumhuriyet Halk Partili oy vermedi sayın genel başkanımıza, ama Abdüllatif Şener oy vermediğini söylüyor. 40 tane milletvekilimiz gitti değdi mi?  Biz çocuklarımıza döneceğiz,  partimize sol değerlere, işçiye döneceğiz. Başka şansımız yok,  bu partinin iktidar olmasını istiyoruz. Hepimiz işimizi gücümüzü bırakıyoruz, profesyonel siyasete isyan ediyoruz. Önseçim savaşını biz verdik, üç beş, on arkadaşla birlikte, ne oldu? O uman arkadaşların hepsi  yine yerlerinde kaldılar. Hakkınla alın terinle bu yağmurda ıslanarak, bu mücadeleyi vereceğiz. çocuklarımız için, gençler için, kadınlar için.  Her gün kadın katlediliyor bu ülkede. Ne oluyoruz, bunu kim düzeltecek Cumhuriyet Halk Partisi düzeltecek, kurucu parti düzeltecek. Kuvayi  Milliye’nin partisine pısırıklık yakışıyor mu? Yakışmıyor.”

BELEDİYE BAŞKANLARI PARTİMİZİ ELE GEÇİRDİ

Belediye başkanlarının partiyi ele geçirdiğine dikkat çeken 28. Dönem Edirne Milletvekili Aday Adayı Mustafa Bezbaş, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu parti belediye başkanlarının partisi değil ve böyle devam edersek üzücü sonla karşılaşacağız. Genel başkan ısrar ederse kalmakta, koltukta, hatta bu heyetten hiç kimsenin genel başkan olmaması lazım. Bu dönemde görev alan, bu 13 yıllık dönemde görev alan hiçbir arkadaşın genel başkan olmasını istemiyoruz.  Yenileşme olsun, yenilensin,  parti yenilensin bu arkadaşlar kenara çekilsin. Altı dönem, yedi dönem görev yaptılar yeter artık. Gençler gelsin biz de olmayalım hiç önemli değil, gençler gelsin partiye sahip çıksınlar. Kızım bana dedi ki ‘baba sana laf gelmesin diye son defa CHP’ye oy verdim, gençleşemezseniz ben TİP’e oy vereceğim.’ Bütün gençler böyle düşünüyor  o halde  doğruyu bulacağız, partiyi gençleştireceğiz. Hepinize teşekkür ediyorum, bu güzel havada, yağmurlu bereketli, havada  birlikte olduk. İnşallah yeniden yenileşen yenilenen Cumhuriyet Halk Partisi ülkemize umut olacak, ışık olacak, özgürlüklerin devamı olacak. Atatürk'e yakışan bir parti olacak hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Bezbaş bir gazetecinin kendisine yönelttiği “Bu toplantıyı niçin CHP il başkanlığında yapmadınız?” şeklindeki soruyu da şöyle cevaplandırdı. “Bakın biz aslında CHP İl yönetimini zora sokmak istemedik. Zaten buna izin verselerdi görevden alırlardı. İzin vermeleri de mümkün değildi, koşulları biliyorsunuz biz de yapmamız gerekeni yaptık. Zaten il yönetiminden böyle bir talepte de bulunmadık. Sokakta halkın arasında olmak için de bu toplantıyı sokakta gerçekleştirdik.”

Editör: BÜLENT SAYLAM