Ayçiçeği, genetiği değiştirilip hastalığa ve kuraklığa dayanıklı üretilecek

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü uzmanları, üniversite bünyesinde oluşturulan Dünya Ayçiçeği Koleksiyon Bahçesi'nde dünyanın çeşitli yerlerinden alınan 50 çeşit ayçiçeğinden, genetiklerini değiştirip kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı türler üretmeyi hedefliyor.

Ayçiçeği, genetiği değiştirilip hastalığa ve kuraklığa dayanıklı üretilecek

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü uzmanları, üniversite bünyesinde oluşturulan Dünya Ayçiçeği Koleksiyon Bahçesi'nde dünyanın çeşitli yerlerinden alınan 50 çeşit ayçiçeğinden, genetiklerini değiştirip kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı türler üretmeyi hedefliyor.

Medya Keşan
Medya Keşan
30 Eylül 2021 Perşembe 10:03
Ayçiçeği, genetiği değiştirilip hastalığa ve kuraklığa dayanıklı üretilecek

HABER MERKEZİ

Trakya  Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü, dünyanın hemen her yerinde yetişen 50 çeşit ayçiçeği tohumunu, Türkiye - Bulgaristan işbirliği ve TÜBİTAK destekli oluşturulan tarlaya ekerek yetiştirmeye başladı. Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yalçın Kaya, burada yetişen ayçiçeklerinde yapılacak bilimsel çalışma sonrası, dünyada ve Türkiye'de iklim değişikliği nedeniyle yaşanan kuraklığa dayalı, verimi yüksek kaliteli ayçiçeği üretileceğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, 'Dünya Ayçiçeği Koleksiyonu Bahçesi' ismi verilen bahçenin Türkiye'de bir ilk olduğunu kaydetti.

BURASI BİZİM GENETİK HAZİNEMİZ

Prof. Dr. Kaya, 'Dünya Ayçiçeği Koleksiyonu Bahçesi' ismi verilen bahçenin Türkiye'de bir ilk olduğunu belirterek,  dünyanın her yerinde bulunan ayçiçeklerinin yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Biz bu bahçeyi koleksiyon bahçesi olarak oluşturduk. Öğrenciler burada gelsin, bilim adamları, araştırmacılar gelsin isterse tohumlar, isterse genetik kaynakları incelesinler. Bunlar bizim ülkemizin genetik hazineleri. Kuraklık artıyor, küresel ısınma artıyor, bizim kuraklığa dayalı yeni genlere ihtiyacımız var. Mesela yeni hastalıklar ortaya çıkıyor. Biz burasını arka bahçemiz gibi, hazinemiz gibi kullanıyoruz. Melez türleri yapıyoruz, bizim için çok yararlı genleri bahçemizden alıyoruz. Genetik hazinemiz olan bu bahçede çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.

GENETİK HARİTAMIZI KULLANICILARA AÇIYORUZ

Türkiye'de ilk olma niteliği taşıyan çalışmaların da, söz konusu bahçede yapıldığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Örneğin şu anda yağ ithalatına çok para veriyoruz. Lokantaya gittiğinizde ise ya kalitesiz yağ ya da yanık yağdan çok mide asidi oluşuyor. Biz de burada tarlamızda oleik asidi çok yüksek ayçiçeklerini tarıyoruz. Daha sonra bunların birbirlerine genetik uzaklıklarını tespit ediyoruz. Bir nevi gen haritamızı kullanıcılara açıyoruz burada. Yani gen haritası çıksın ki, hangi gen nerede kullanılıyor bunu öğrenelim. Bize lazım olan gen haritasını çıkaralım ki mesela kuraklığa dayanıklı gen nerede bulunuyor, onu almak istiyoruz" diye konuştu.

Bahçede 200'e yakın da ayçiçeği alt türü olduğunu ifade eden Kaya, "Amerika'nın dağlarında, Nevada çöllerinde, çok tuzlu, bataklık alanlarda olan ayçiçeklerini buraya getirdik. Görsellik de sunuyor buraya bu bahçe. Tür olarak 50'den fazla tür var burada. Alt türleriyle birlikte 200 küsür türler var. Biz sadece türlerle kalmıyoruz, birbirleriyle de melezleyip farklı türler ortaya çıkartıyoruz. Bunlarla birlikte daha hastalıklara dayanıklı, kuraklığa daha dayanıklı, daha kaliteli yağ üreten, daha yüksek verim veren genleri de transfer ediyoruz" şeklinde konuştu.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol